Arsiv Ağustos, 2009

FÂCİR

Azan, günâha dalan, yemin ve sözünde yalancı çıkan hakîkatten yan çizen kişi. Allah’ın emrinden çıkan, günâhkâr, İslam’ın emirlerini çiğneyen, dinî ölçü ve prensiplere aykırı hareket eden kimse.
Kur’an-ı Kerîm’de fâcir kelimesi bu ıstılâhı anlamda yedi yerde geçmektedir:
“Yoksa inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa Allah’a karşı gelmekten sakınanları, yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?” [...]

EZAN OKUYANIN VE DİNLEYENİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR

Ezan okuyanın dikkat edeceği hususların yanında dinleyenin de uyması gereken hususlar vardır:
I) Ezan okunurken konuşulmaz. Hattâ Kur’ân-ı Kerîm okuyan bir kişi ezan başladığında okumayı bırakıp ezanı dinler.
2) Ezan’ı dinleyen müslüman, müezzinin okuduğu ezanı tekrar eder ve böylece o da ezan okunmuş olur. “Hayya ala’ssalâh” ve “Hayya alalfelâh” cümlelerinde “lâ havle velâ kuvvete illâ billâh (Allah’tan [...]

EZAN

Müslümanlara, günde beş kez, belli bir yerde namaz kılmaları ve namaz için toplanma vaktinin geldiğini ilân etmek, namaz için yapılan çağrı. Arapça bir kelime olan ezan; bildirmek, ilân etmek demektir.
Yüksek bir yere çıkıp gür sesiyle tüm insanlara yeryüzünde tek egemen gücün Allah, tek önderin Hz. Muhammed olduğunu Allah adına korkusuzca haykıran; Allah’ı ilâh ve rabb; [...]

HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)-509

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Cenab-ı Hakk’ın şu mealdeki sözü nazil olunca: “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesâba çeker ve dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder…” (Bakara, 284) bu ihbar Sahabe (radıyallahu anhümâ)’ye çok ağır geldi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a geldiler, diz çöküp oturdular ve dediler ki: “Ey Allah’ın elçisi, bize yapabileceğimiz işler emredildi: [...]

HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)-507

İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Şeytan da, melek de insanoğluna sokularak onun kalbine birtakım şeyler atarlar. Şeytanın işi kötülüğe çağırmak, sonu fena ve zararlı olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak, haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hak ve hayra, iyiliğe çağırmak ve kötülükten uzaklaştırmaktır. Kim içinde hakka, hayıra, iyiliğe çağıran bir [...]

Sonraki Yazilar »